19. Yy Divân Edebiyatı Genel Özellikleri ve Temsilcileri
Türk Edebiyatı - Divan Edebiyatı

19. YY.

19. yüzyılda Divan edebiyatı ve Halk edebiyatı yüzyıllar süren etkinliklerini yitirmiş, Tan­zimat Fermanı'nın ilanından sonra (19.yüzyılın ikinci yarısında) yerlerini Batı edebiyatı etkisinde gelişen Tanzimat edebiyatına bırakmıştır.

1-XIX. Yüzyıl Türk Edebiyatı

a) Genel Özellikleri
1- 19. yüzyılda Divan edebiyatı olarak da adlandırdığımız Klasik Türk edebiyatı etkin­liğini yitirmiş, şairler kendilerinden öncekileri taklitten öte gidememiş1erdir. Ancak Enderunlu Vasıf, Yenişehirli Avni, Keçecizade İzzet Molla gibi sanatçılarımız edebiyatımıza bazı yenilikler ge­tirerek Divan edebiyatının bir süre daha devam etmesini sağlamışlardır.
2- Bu yüzyılda Divan şairleri, halkın kullandığı deyimleri, sözcükleri kullanarak halk şiiri özelliklerini. Divan şiirine getirmişlerdir.
3- Buna karşılık 19.yüzyılda, Halk şairleri Divan şiirinin etkisinde daha çok kalmış; bu et­kiyle aruz ölçüsünü kullanmış, Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalara daha fazla yer vermişlerdir.
4- 19.yüzyılın ikinci yarısında Divan ve Halk edebiyatları etkisini yitirmiş, yerlerini Batı edebiyatı etkisinde gelişen Tanzimat edebiyatına bırakmıştır.
5- Tanzimat edebiyatı ile birlikte toplumcu bir sanat anlayışı benimsenmiş; hak, adalet, özgürlük gibi kavramlar edebiyatımıza yerleşmiştir.
6- Yine Tanzimat edebiyatı ile Batı edebiyatını etkileyen Klasizm, Romantizm, Realizm gibi edebi akımlar bizim edebiyatımızı da etkilemiş; roman, hikâye, tiyatro, makale gibi yeni türler ilk kez edebiyatımızda yer almıştır.

b) Manzum Eserler

19.yüzyılda, Divan ve Halk edebiyatları eski etkilerini yitirmiş, özellikle Divan şairleri söyleyiş yönünden güçlü şiirler ortaya koyamamışlardır.
Bu yüzyılda Divan şairleri halka yaklaşır ve halk şiirinin özelliklerinden yararlanırken; Halk şairleri de divan şiirinin söyleyiş özelliklerine yaklaşmışlardır.
Divan şairleri "mahallileşme" akımının sonucu halkın kullandığı söyleyiş özelliklerinden yararlanmış, deyimleri bol bol kullanmışlardır.
Bu yüzyılın Divan şairlerinin başlıcaları Yenişehirli Avni, Enderunlu Vasıf ve Keçecizade İzzet Molla'dır.
Yenişehirli A Avni Divan geleneği ile yetiştiği halde, Halk şiirinden de etkilenmiştir.
Şiirlerinde Mevlana tarikatına (Mevlevilik) mensup olduğu için Tasavvufun izleri görülür,
Aynı yüzyılda yaşayan Enderunlu Vasıf ise I8.yüzyıl Divan şairi olan Nedim'in tarzını devam ettirmiş; sade, içten bir anlatım kullanmıştır. Şiirlerinde İstanbul'u anlatmış, Nedim gibi zevk ve eğlenceden, neşeden söz eden şiirler yazmıştır. Bu yüzyılın diğer Divan şairleri gibi halk söyleyişlerini kullanmıştır.
Edebiyatımızda "Mihnet-i Keşan" adlı mesnevisiyle tanınan Keçecizade İzzet Molla, Divan şiirine birçok yeni kavramlar getirmiştir. "Mihnet-Keşan" konu ve tema bakımından yeni bir eserdir. Bu eserinde şair başından geçen bir olayı anlatarak psikolojik yorumlar yapmıştır.
19.yüzyılın en önemli Halk şairleri Dadaloğlu, Seyrani, Bayburtlu Zihni ve Erzurumlu Emrah
19.yüzyılın güçlü Halk şairlerinden Dadaloğlu, Avşar Türkleri arasından yetişmiş ve onların acılarını dile getirmiştir. Şiirlerinde yiğitlik, haksızlığa karşı gelmek, adalet gibi kavramlarla aşk, güzellik ve doğa ile ilgili konuları işlemiştir.
Bu yüzyılın önemli şairi Seyrani, "taşlama"ları ile tanınır. Çevresinde gördüğü ak­saklıkları, ahlaksızlıkları, haksızlıkları ince bir mizahla taşlamalarında dile getirmiş, devletin en üst kademelerinde bulunanları bile yanlışlarından dolayı korkmadan eleştirmiştir.
19.yüzyılda Divan tarzında da şiirler yazan, ama asıl halk şiirine ait "koşma"larıyla tanınan ve sevilen şairimiz Bayburtlu Zihni, iyi bir eğitim görmüştür.
Divan şiirinin etkisiyle Arapça ve Farsça sözcükleri kullanmıştır. Lirik, içten bir anlatımı vardır.
Bayburtlu Zihni gibi Halk şiirine Divan şiiri öğelerini getiren bir diğer Halk şairimiz de Erzurumlu Emrah'tır. Kendisinden sonra birçok halk şairini etkileyen Erzurumlu Emrah Arapça ve Farsça sözcüklere yer vermesine rağmen Türkçeyi başarıyla kullanmış, şiirlerini lirik ve içten bir anlatımla söylemiştir.

c) Mensur Eserler
Divan edebiyatında nazım hep ön planda olmuş, ancak 15.yüzyıldan sonra nesir gelişmeye başlamıştır. 19.yüzyılda ise nesir türlerinin daha ön plana geçtiğini görüyoruz.
Bu yüzyılın nesir türündeki önemli eserleri Yirmi sekiz Çelebi Mehmet'in "Sefa­retname"si ile "Mütercim Asım Tarihi"dir. Mütercim Asım'ın bu kitabı, yakın tarihimizi anla­tan önemli bir eserdir.

19. YÜZYIL DİVAN EDEBİYATI ŞAİRLERİ

YENİŞEHİRLİ AVNİ
Yenişehir’de dünyaya gelmiştir. Asıl adı Hüseyin’dir. 19. yy da yaşamış son divan şairlerinden biridir. Mevlevi’dir.

Edebi Kişiliği:
•   Eserlerinde tasavvufî konular ağırlıktadır.
•   Mahallileşme akımının önemli temsilcilerindendir.
•   Şiirleri  sağlam  ve  doğal  bir  üsluba  sahiptir. Söyleyişi  son  derece  rahat ve kolaydır. Divan şiirinin mazmunları yanında batılılaşmayla gelen yeni sözcükleri de kullanmıştır
•   Tanzimat şairlerinin, hatta Namık Kemal, ve Ziya Paşa'nın hayranlığını kazanan bir şiir ustasıdır.
•   Divan, Mesnevî Tercümesi ve Ab-name gibi eserleri vardır.
•   Ab-name:Bahariye Mevlevîhânesi’ne su temini için Abdülhamit’e sunulmuş bir mesnevidir.
•   Mesnevî Tercümesi: Mevlâna’nın mesnevisinin ilk üç cildinin düz yazıyla yapılmış Türkçe çevirisidir. Tamamlanmamıştır.
•   Mevlevi olduğundan şiirlerinde bu kültürün izleri görülür.
•   Döneminde birçok şairi etkilemiştir. Bunlar arasında Tanzimat şairleri Namık Kemal ve Ziya Paşa bile vardır.
•   Tanzimat ile başlayan batı etkisi onda da bir ikileme sebep olmuştur.

 

ENDERUNLU VÂSIF  (?-1824)     

           
Vâsıf’ın  şiirlerinde Nedim’in etkisi açıkça görülür. Vâsıf’ta  iki  ayrı  kalitede  şiir  vardır: Biri Divan şiirinin   mazmunlarının  mükemmel  kullanıldığı şiir; diğeri  sıradan, anlamı  fazla  düşünülmeden söylenmiş şiirdir. Edebiyatımızda daha çok şarkı şairi olarak tanınan Vâsıf, İstanbul’u şiirlerinde bütün güzellikleriyle işlemiştir. Enderunlu Vâsıf, halk söyleyişlerini şiire yerleştirmeye çalışmış fakat çok yerde bayağılığa düşmekten de kurtulamamıştır.  İstanbul kadınlarının konuşmalarını  şiirine  en  çok  yansıtan şairlerimizdendir. Divan’ı vardır.


KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA  (1785-1829)   


Keşan’da sürgünde iken hayatının eseri olan Mihnet-i Keşân’da İstanbul hayatıyla, taşra hayatını karşılaştırır. Keşan sürgünündeki sıkıntılı yılların dile getirildiği uzun bir mesnevidir. Eserde, yeni görülen yerler ve ilginç tipler tasvir edilir. Divan şiirinin dil anlayışı göz önünde bulundurulursa, İzzet Molla’nın eserlerinde sade bir dil kullandığı görülür. Gülşen-i Aşk mesnevisinde kendisi gibi Mevlevi olan Şeyh Galip etkisi görülür. Gençlik şiirlerini Divan-ı Bahâr-ı Efkâr adlı eserde toplamıştır. Divân- ı Hazân-ı Âsar ise yaşamının son yıllarında yazdığı şiirlerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Şiirlerinde, Şeyh Galip ve Nâbi’nin etkileri sezilir. Nazirelerinde bile teknik ustalığı açıkça görülür. Özellikle eleştirilerinde, yıpratıcı yönü ağır basan yergiler göze çarpar. Zeki, nüktedan, sözünü esirgemeyen, mizaha ve lâtifeye düşkün, zevk ve eğlenceyi seven bir yapısı vardır.

Şeref Hanım

Hayatı: İstanbul'da doğmuştur. Kaynaklar hakkında fazla bilgi vermezler. Ancak, Dîvânında bulunan padişah II. Mahmud'a ve Valide Sultan'a yazdığı övgülerden, hayatının maddî sıkıntı içinde geçtiği anlaşılmaktadır. Kaynaklardan ve şiirlerinden öğrendiğimiz kadariyle Şeref Hanım dindar ve Mevlevî tarikatına mensup bir kişidir. Dîvânında Mevlânâ ve Mevlevi büyükleri için yazılmış şiirleri vardır.

Dîvân hem muhteva hem de dil ve ifade özellikleri yönünden Şeref Hanım'a kadın şairlerimiz arasında önemli bir yer kazandırmıştır. Onun şiirlerinde yenilik bulunmamakla birlikte, eskinin başarıyla tekrar edildiği görüşünü kaynaklar paylaşırlar. O da dönemin modasına uyarak eski ve yeni birçok şaire nazire yazmıştır. Son olarak, Şeref Hanım'ın dönemindeki şairlerin çoğundan başarılı olduğu, özellikle, aruza hakimiyeti, kusursuz söyleyişi, duygu ve hayal inceliğiyle döneminin öteki hanım şairi Leylâ Hanım'dan daha üstün olduğu söylenebilir.

Eseri: Dîvân. 

 
 

Anketler

Sitemi Nasıl Buldunuz
 

Kimler Sitede

Şu anda 13 konuk çevrimiçi